SEMAM’da Müslüman Öznenin Yaralı Bilinci Tartışıldı

Selçuklu ve Malazgirt Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEMAM) sohbetlerinin üçüncüsünde, filozof Dariush Shayegan’ın aynı adlı kitabından ilhamla “Yaralı Bilinç” kavramı kültürel, sosyal ve tarihi boyutlarıyla masaya yatırıldı. Külliye Çarşısındaki SEMAM Ofisinde gerçekleştirilen sohbet programında İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kamil Coşkun, modern Müslüman öznenin kendisiyle savaşını, farklı yönleriyle ele aldı. Sohbet programına Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Abdüllatif Tüzer ile akademik ve idari personelimiz iştirak etti.

 

Doç. Dr. Mehmet Kamil Coşkun, “Yaralı Bilinç: Modern Müslüman Öznenin Kendisiyle Savaşı” başlıklı konuşmasında, insanoğlunun bilinç ile yaşayan bir varlık olduğunu söyledi. “İnsanın bilinci ne kadar sağlam ve sahih olursa hayatı da o kadar doğru olur.” diyen Doç. Dr. Coşkun sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaralı bilinç derken, maneviyat olan üst bilinç ile kültür ve tarihten oluşan alt bilinç ile irtibatı koparılmış veya zayıflatılmış bilinci kastediyoruz. 

 

Günümüz modern Müslüman bilincinde bir yaralanma meydana geldiği gözlenmektedir. Sadece Müslümanlar değil, aslında modern insan da benzer sorunla boğuşmaktadır. Bu duruma sebep olan en önemli hareket, modernizmdir, diyebiliriz. Elbette insanoğlu geçmişte de birçok badire atlatmış, birçok yıkıcı hareketle karşılaşmıştır. Ancak modernizmin insanlık üzerinde yaptığı tahribi ayrı değerlendirdiğimizde çok abartmış olmayız, kanaatindeyim.

 

“İmanı ispatın ve kanıtın konusu olmaktan çıkartarak deruni bir keşif ve coşkun bir duygu kıvamına getirmenin yollarına odaklanmalıyız.”
Modernizm sonrası üst bilinci, Rab ve alt bilinci, Hars ile bağı zayıflayan ve dolayısıyla bilinci yaralanan Müslüman öznede görünen semptomları üç maddede özetleyebiliriz. İlk belirti, Müslüman öznenin dini yaşama sevincini kaybederek, dini anlamda depresyona girmesidir. Öyle ki artık dini coşkun bir haletiruhiye ile yaşama becerisi gösteremez. 

 

İkincisi hayatında korku, hüzün ve kaygı hâkim olur. Müslüman özne, bu duygulardan arınma gücünü kendisinde bulamaz. Üçüncüsü hayatın kendisini ve getirdiklerini açıklama, çözümleme, anlama ve anlamlandırma çabasını gösterirken modernizmin felsefi kodlarına lebbeyk deme zorunluluğu hisseder.

 

Yaralı bilinç hâlinden kurtulmak veya başka bir ifade ile yaralı bilinci tamir etmek için imanı, ispatın ve kanıtın konusu olmaktan çıkartıp, deruni bir keşif ve coşkun bir duygu kıvamına getirmenin yollarına odaklanmalıyız. Bu konuda dini kaynaklarımız ve tarihi tecrübelerimizden yararlanmak en doğru yol olacaktır.”

 

Sohbet programının ardından Doç. Dr. Mehmet Kamil Coşkun katılım belgesini, SEMAM Müdürü Doç. Dr. Mustafa Alican’ın elinden aldı.