Malazgirt’te Ortaya Çıkarılan İnsan İskeletlerinin Sırrı Üniversitemiz Antropoloji Laboratuvarında Araştırılıyor
Muş Alparslan Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Antropoloji Laboratuvarında, Malazgirt ilçesinde yürütülen kazı çalışmaları neticesinde gün yüzüne çıkarılan insan iskeletleri üzerinde titiz bir bilimsel çalışma yürütülüyor. Uzman ekipler iskeletlerin cinsiyet, ölüm nedeni, yaşadıkları hastalıklar ve tarihlendirilmesi gibi birçok antropolojik veriyi ortaya çıkarmak için detaylı analizler gerçekleştiriyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteğiyle, Ahlat Müze Müdürlüğü ve Üniversitemizin iş birliğinde 2020 yılında başlatılan “Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi” ile bu yıl hayata geçirilen “Tarihi Malazgirt Kenti Kazıları Projesi” kapsamında toplam 72 insan iskeleti tespit edildi. Kazılarda kayıt altına alınan kalıntılar, Üniversitemizin Selçuklu ve Malazgirt Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde kurulan Antropoloji Laboratuvarına taşınarak bilimsel incelemeye alındı.
Laboratuvarda yürütülen Karbon-14 analizleri sonucunda bazı iskeletlerin, Malazgirt Zaferi’nin yaşandığı 11. yüzyıla tarihlendiği belirlendi. Delici veya kesici alet izleri gibi savaşla ilişkilendirilebilecek bulgular da uzmanlar tarafından dikkatle inceleniyor.
“Elde edilen bulgular Malazgirt’in tarihsel katmanlarını aydınlatıyor”
Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Alican, kazı ve laboratuvar çalışmalarının bölgenin tarihsel hafızasına ışık tuttuğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Malazgirt Savaşı’nın gerçekleştiği alanın tespiti için yürüttüğümüz çalışmalarda, elde edilen insan iskeletleri antropoloji laboratuvarımızda ayrıntılı olarak inceleniyor. Burada kemiklerin tarihlendirilmesi, geçirdiği hastalıklar ve ölüm sebepleri araştırılıyor. Afşin Mahallesinde son üç yılda yürütülen kazılarda Karbon-14 sonuçları, bizi doğrudan 11. yüzyıla, yani Malazgirt Savaşı’nın tarihsel aralığına götürdü. Bu da bölgedeki Müslüman Türk varlığına ilişkin önemli ipuçları sunuyor.”
Rektörümüz çalışmaların çok katmanlı bir tarihsel perspektif sunduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Malazgirt Kalesi surlarının dışındaki Arap Mezarlığında da önemli bulgular elde edildi. Bu alanlarda yürütülen çalışmaların gelecek sezonda devam etmesi planlanıyor. Bazı kalıntıların 9. yüzyıla tarihlendiği ve dönemin Arap hâkimiyetini belgelediği değerlendiriliyor. Ayrıca Bostankaya köyünde bir Urartu yerleşimi ve kalesinin tespit edilmesi, bölgemizin çok kültürlü tarihine ilişkin yeni veriler sunuyor. 10 üniversiteden 38 akademisyen, yalnızca Malazgirt Savaşı’na değil daha önceki dönemlere ait tarihsel katmanlara ilişkin verileri de ortaya çıkarıyor.”
“Temelde dört antropolojik analiz yöntemi kullanıyoruz”
Antropoloji Laboratuvarı Sorumlumuz Öğr. Gör. Dr. Ali Akbaba, iskeletlerin kazı alanından çıkarılışından laboratuvara uzanan süreci detaylandırarak şu bilgileri paylaştı:
“İskeletleri titizlikle çıkarıp laboratuvarımıza taşıyoruz. Burada temizleme, kurutma ve hazırlık süreçlerinin ardından analizlere başlıyoruz. Temelde dört antropolojik analiz yöntemi kullanarak bireylerin ölüm yaşını, cinsiyetini ve iskelette iz bırakan hastalıkları belirliyoruz. Amacımız, ölüm nedeni olabilecek savaş yaralanmaları gibi izleri de tespit etmek.”
Dr. Akbaba, son yıllarda elde edilen verilere ilişkin ise şunları söyledi:
“2020–2024 yılları arasında 57 iskelet çıkarılmıştı. 2025 yılında 15 yeni iskeletin daha tespit edilmesiyle toplam sayı 72’ye ulaştı. Yaklaşık 25 iskeletin Karbon-14 analizi tamamlandı ve bunların önemli bir kısmının 11., 12. ve 13. yüzyıllara ait olduğu belirlendi. Birincil hedefimiz, savaşta hayatını kaybeden askerlerin kalıntılarını tespit etmek. Geniş bir alanda çalışıyoruz ve zaman zaman şehitlik olma ihtimali yüksek alanlarla karşılaşıyoruz.”
Fotoğraf: AA